(2709 S. K. m. 174) (765 S. K. m. 59, 237) (5271 S. K. m. 231, 309) (743 S. K. m. 108, 110) (4721 S. K. m. 141) (4722 S. K. m. 21)
Dava: Resmi evlenme işlemi olmadan dinsel törenle evlenmek suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 237/4, 59/2 maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2010 tarihli ve 2007/387 esas, 2010/266 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 17.09.2010 gün ve 56404 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2010 gün ve 234018 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede ....Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararını kapsayan dosya aslının, diğer sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay'a gönderildiği gözetilerek yapılan incelemede;
765 sayılı Kanun'un 237/4. maddesinin Anayasa'nın 174. maddesi ile koruma altına alınmış olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun medeni nikah ile ilgili hükmünü koruyarak bu hükmü ihlal eden eylemleri yaptırım altına aldığı, söz konusu maddenin 5271 sayılı Kanun'un 231/14. maddesinde belirtilen suçlardan olduğu cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
Karar: 5271 sayılı CYY'nın 231. maddesine 5560 sayılı Yasanın 23. maddesiyle eklenen 5. ve devamı fıkralarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu kabul edilmiş ve anılan maddenin 5. ve 14. fıkralarında 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle yapılan değişiklik ile, bu kararın verilebilmesi için öngörülen; hükmolunan cezanın bir yıl olması koşulu iki yıl veya daha az hapis cezası veya adli para cezası şeklinde değiştirilip, ayrıca suçun şikayete tabi bir suç olması koşulu da kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, CYY'nın 231. maddesinin 5728 sayılı Yasayla değişik 14. fıkrasında; Bu maddenin hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz hükmü getirilmiştir. Bu nedenle, incelemeye konu suçun, Anayasayla korunan inkılap kanunlarında yer alan suçlardan olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Anayasanın 174. maddesinin ilk fıkrası ile koruma altına alındığı belirtilen 4. bendi şöyledir;
17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110. maddesi hükmü
Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Medeni Yasasının 108. maddesinde, evlenmenin, evlendirme memuru önünde yapılacağı belirtilmiş ve 110. maddesinde ise; Evlenme kağıdı ibraz edilmeden, evlenmenin dini merasimi yapılamaz. hükmü yer almıştı.
08.12.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Yasası ile 743 sayılı Türk Medeni Yasası yürürlükten kaldırılmış ve bu yasanın yürürlüğüne ilişkin 4722 sayılı yasanın 21. maddesinde, diğer mevzuat tarafından yürürlükten kaldırılan Türk Medeni Yasasına yapılan yollamaların o maddeleri karşılayan yeni hükümlere yapılmış olduğu belirtilmiştir. 4721 sayılı yeni Türk Medeni Yasasının, önceki yasanın 108. maddesinin karşılığını oluşturan 141. maddesinde, evlenme töreni, evlendirme dairesinde evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak denilmiş ve önceki yasanın 110. maddesini karşılayan 143/2. maddesinde de; aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dini töreni yapılamaz. denilmek suretiyle, aynı düzenlemeye yer verilmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca, Anayasanın 174. maddesi ile koruma altına alınmış olan Türk Medeni Yasasının medeni nikah ile ilgili hükmünün korunması ve bu hükmü ihlal eden eylemleri yaptırım altına alan 765 sayılı TCY'nın 237/4. maddesinin, CYY'nın 231/14. maddede belirtilen suçlardan olduğu ve mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yasaya aykırı bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede yer alan Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteği yerinde görülerek,
Sonuç: 5271 sayılı CYY'nın 309/4-d. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesinin 9.4.2010 tarihli ve 2007/387 esas, 2010/266 sayılı kararının yasa yararına BOZULMASINA, bozulan karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 02.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy