(5237 S. K. m. 51, 184) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 6) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tutanak düzenleyen görevliler yöntemince çağrılıp tanık sıfatıyla dinlenmeden hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCY. nın 51. maddesinin 7. fıkrasındaki düzenleme itibariyle bu yasa sanık yararına olmasına ve 27.06.2006 tarihli ilk hükümde de bu yasa hükümlerinin uygulanmasına karşın, kazanılmış hak kuralları da gözetilmeksizin, bu kez 765 sayılı TCY. nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri uyarınca uygulama yapılması,
3- Sabıkasız olan sanığa atılı imar kirliliğine neden olma suçundan meydana gelmiş somut bir zarar saptanmadığı ve 5237 sayılı TCY. nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağı bulunmasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal bir engel oluşturamayacağı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile 5271 sayılı CYY. nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy