(5237 S. K. m. 265) (5271 S. K. m. 226)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın yokluğunda verilen kararın yöntemince tebliğ edilmemesi nedeniyle temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık müdafiinin temyiz dilekçesine eklediği rapor karşısında, sanığın suç tarihinde işlediği suçun anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan ya da tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan rapor alındıktan sonra hukuksal durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
2- Kabule göre de;
Sanığa ek savunma hakkı verilmeden hakkında TCK'nın 265/3 üncü maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226 ncı maddesine uyulmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık H. V. müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy