(5237 S. K. m. 43, 53, 234, 265) (2004 S. K. m. 341)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık H. Y.'nun temyiz dilekçesi süresinde değilse de, mahkeme tarafından tutulan tutanağa göre sanık tarafından 25.12.2008 tarihinde temyiz edildiğinin belirlenmesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilmekle;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Çocuk teslimi için gelen icra heyetinin kapıyı çalması üzerine kapıya çıkan sanıkların çocuğu teslim etmeyeceklerini söyleyerek kapıyı kapatmaları ve çocuğu sepetle balkondan aşağı indirerek kaçırdıklarının kabul edilmesi şeklindeki somut olayda, suçun maddi unsuru olan cebir ve tehdit öğelerinin ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde açıklanmadan eylemin 2004 sayılı İİK'nın 341 inci maddesindeki ya da TCK'nın 234 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Direnme eylemlerinin avukata da yönelik olması karşısında, TCK'nın 265/2 ve 43/2 nci maddelerinin uygulanmaması,
b) Sanığa verilen hapis cezası paraya çevrilmesine rağmen TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar B. Y. ve H. Y.'nun temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesi suretiyle hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy