(5237 S. K. m. 62, 106) (5271 S. K. m. 225, 231, 309) (5560 S. K. m. 23)
Dava: Silahla tehdit suçundan sanık S'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 62/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair K. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2009 tarihli ve 2007/54 esas, 2009/62 sayılı kararına karsı yapılan itirazın reddine ilişkin Ç. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2009 tarihli ve 2009/962 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 28.01.2010 gün ve 4561 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2010 gün ve 23305 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, K. Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2007 tarihli ve 2007/344 soruşturma, 2007/130 esas, 2007/41 sayılı iddianamesi ile sanıklardan O. T.'ın hakaret ve silahlı tehdit suçlarından, diğer sanık S.'un ise hakaret suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, mahkemece her iki sanık hakkında hakaret suçundan açılan davaların şikayetten vazgeçme sebebiyle düşürülmesine, sanık S. hakkında tehdit suçundan açılmış bir dava olmadığı halde, adı geçenin silahla tehdit suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırıldığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
Karar: Gereği görüşüldü;
5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CYY. nın 231. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; mağdurun zararının karşılanmasını sağlaması ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki davranışlarının gelecekte tekrar suç işlemeyeceği kanısını uyandırması durumunda, belirlenecek denetim süresi sonuna kadar başka bir suç işlememesi koşuluyla, verilen hükmün sonuçlarının doğmasını önlemesi ve böylece kişiye işlediği suçun sonuçlarıyla yüzleşip pişmanlık duyarak mağdur, zarar görenler ve toplum karşısında hukuk kurullarına uygun ve barış içerisinde yaşaması için yeni bir olanak sunan hukuksal bir kurumdur.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yasa yolu öngörülmüş ve bu nedenle itirazı incelemekle görevli merciin denetim yetkisinin yalnızca bu karara ilişkin objektif ve sübjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemekle sınırlı bulunduğu kabul edilmekte ise de, hukuk sistemimizde, bir ceza uyuşmazlığının mahkemenin önüne cumhuriyet savcılığınca düzenlenen iddianame ile veya kanunlarca yetkili kılınan merciin kararıyla getirilmesi zorunlu bulunup, mahkemelerin kendiliğinden bir iddia ile ilgili olarak yargılama yetkisinin bulunamayacağı ve 5271 sayılı CYY. nın 225/1. maddesi uyarınca da hükmün ancak iddianamede gösterilen fiil hakkında verilebileceği gözetilmeksizin, dava açılmayan eylem hakkında mahkumiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı görüldüğünden,
Sonuç: 5271 sayılı CYY. nın 309/4. maddesi uyarınca; K Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2009 tarihli ve 2007/54 esas 2009/62 sayılı kararının ve Ç. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2009 tarihli ve 2009/962 değişik iş sayılı kararının yasa yararına BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin K. Asliye Ceza Mahkemesince yerine getirilmesine 24.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy