(2709 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 7, 106) (765 S. K. m. 81) (5271 S. K. m. 34, 231, 232)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın mağdure E.A.'a karşı işlediği tehdit suçu hakkında gerekçede açıklama yapılmış ise de, hüküm kurulmadığı anlaşıldığından dava zaman aşımıiçinde hüküm kurulabileceği kabul edilmiştir.
1- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ait gerekçe: Sanık S.A.'e yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, tüm kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak şekilde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ait sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Tehdit eyleminin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada ön görülen suç tipine uyduğu,
Koşulları bulunmasına karşın 765 sayılı TCY'nın 81.maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık S.A.'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık V. A.'ın tehdit eylemine ait Anayasanın 40/2, CYY'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında, temyiz süresinin ne zaman başlayacağı açıkça gösterilmediği için 17.04.2006 günlü tebligat hukuken geçersiz ve sanık Vahap Akar'ın 23.07.2009 günlükanun yolu başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 gününde yürürlüğe giren ve TCY'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılıKanunun 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık V. A.'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki ret düşüncesinin reddiyle hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy