(5237 S. K. m. 53) (765 S. K. m. 265) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 53)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İzmir Barosunun suçtan doğrudan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilmesi ve baro lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2- Sanık lehine tahrik hükümlerinin uygulanmasının mümkün olup olmadığının tespiti bakımından, sanığın söylediği tehdit içerikli sözlerin kahvehanenin kendisine ait olmadığının anlaşılmasından önce mi, yoksa sonra mı söylediğinin araştırılmaması,
3- Sanığın sabıkasındaki suç nedeniyle koşulları bulunduğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
4- Direnme eyleminin yargı görevi yapan mağdur avukata yönelmesi nedeniyle eyleminin, TCY'nın 265/2. maddesine uyduğunun gözetilmemesi,
5- Suçun birden çok görevliye karşı işlenmesi nedeniyle sanık hakkında TCY'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
6- Mahkumiyetin doğal sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeyle uygulanmamasına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık O. C. B.'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMY'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 17.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy