(5237 S. K. m. 106)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında, katılanı hayatta her hatanın bir bedeli vardır, sende yaptığın hataların bedelini ödeyeceksin şeklinde kısa mesajla tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi, eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 106/1 fıkrasının ikinci cümlesinde tanımlanan sair tehdit suçunu oluşturması, katılanın, hükümden sonra 06.09.2010 tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında; sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eylemin öldürmekle tehdit etme olarak kabulü ile aynı kanunun 106/1 maddesinin ilk cümlesine göre hükümlülük kararı verilmesi,
2- Hükmolunan adli para cezalarının taksitlendirilmesine karar verilirken taksit aralıklarının gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleri ile kısmen değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy