(5237 S. K. m. 241) (YHGK 17.06.2014 T. 2014/4-235 E. 2014/338 K.)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tefecilik suçu TCK'nın 241. maddesinde kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, cezalandırılır. biçiminde düzenlenmiş olup, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen eylemler açısından sistemli ve sürekli biçimde suçun gerçekleşmesi aranmayıp, kazanç sağlamak amacıyla yalnızca bir kez ödünç para verilmesi suçun oluşumu için yeterlidir.
Sanıkların hangi iş sektöründe faaliyette bulundukları, vergi mükellefi olup olmadıkları, soruşturma sürecinde defterdarlık görevlilerince haklarında ticari faaliyetleri ile ilgili inceleme yapılıp yapılmadığı, banka hesaplarına ilişkin ekstrelerin temin edilip para hareketlerinde adları geçen kişilerin sanıklardan faizle para alıp almadıkları araştırılmadan, sanıkların tefecilik yapıp yapmadıkları konusunda kolluk araştırması yapılmadan, takibe konu icra dosyaları getirtilip içeriklerinin tutanağa geçirilmesi, sanıklar hakkında tefecilik suçlamasıyla ilgili yapılmış soruşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılarak, sanıkların hukuksal durumunun tespiti gerekirken, eksik kovuşturma ve bir kereliğine faiz karşılığı para verilmesinin tefecilik suçunu oluşturmayacağı şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan hazine vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy