(5237 S. K. m. 106)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanık hakkında silahla tehdit suçlarından 1995/169 ve 1995/167 esas numaraları ile açılıp, bozma kararından sonra 1998/254 ve 1998/253 esas numaraları alarak 1998/259 esas numaralı dosya ile birleştirilen davaların, 4616 sayılı Yasa gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelendiği, dava zamanaşımı süresi içinde başka bir suç işlenmediği için de aynı Yasanın 1/4 maddesi nedeniyle ortadan kaldırıldığı, her ne kadar mahkemece 05.06.1997 tarih ve 167/244 sayılı kararla suçta kullanıldığı gerekçesi ile tabancanın müsaderesine karar verilmiş ise de, Yargıtay bozma kararı ile hükmün ortadan kalktığı ve kesinleşmediği anlaşılmakla; emanete alınan tabancanın bulundurma ruhsatı olması, 4616 sayılı Yasa gereğince ortadan kaldırma kararı nedeniyle mahkumiyet şartının gerçekleşmemesi karşısında sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık O. G. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy