(5237 S. K. m. 257) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- 19.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 Sayılı Kanun 1 inci maddesiyle T.C.K.257/1-2 madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezanın alt ve üst sınırlarının değiştirilmesi, sanık lehine olan uygulamanın saptanmasının suçun unsurlarını da ilgilendirmesi karşısında, bu hususta duruşma açılıp karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinde uyarlama kararı verilmesi,
2- Kabule göre de Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu şikayete bağlı olmaksızın 2 yıla kadar hükümlülükleri de kapsamına alacak şekilde genişleten. 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 Sayılı Kanun ile değişik C.M.K.231/5 maddesi, verilen cezanın 2 yıldan fazla olması sebebiyle 23.5.2006 tarihli hükümlülüğe uygulanamayacağından yüksek Dairemizce davanın esasına girilip onanmış bu suretle kesinleşmiş ise de, kesinleşme tarihinden sonra değiştirilen yeni Ceza Yasası nedeniyle, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda değişiklikler sanık lehine kabul olunup cezanın 1 yıl 8 aya düşürülmesi sebebiyle kesinleşen kararda tartışılmayan ve tartışılması da imkansız olan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı irdelenmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve hükümlü müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy