(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 274)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın hangi ifadesinde gerçeğe aykırı tanıklık yaptığının belirlenerek, sonucuna göre TCK'nın 274 üncü maddesinde gösterilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Kabule göre ise; CMK'nın 231/6 ncı maddesinde düzenlenen zarar kavramının, somut, belirlenebilir, maddi bir zararı ifade etmesi, katılanların ise herhangi bir maddi zararları olduğunu ileri sürmemeleri karşısında; kasıtlı suçtan sabıkası bulunmayan sanığın yalan tanıklık nedeniyle katılanları ne gibi somut bir zarara uğrattığı saptanıp açıklanmadan ve anılan maddedeki diğer yasal ölçütler de irdelenmeden, zararın giderilmemiş olması biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık R. H. Ç.'ın temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy