(5237 S. K. m. 206, 267, 268, 269)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, işlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, Yasin Kuru adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını jandarma görevlilerine verdiğinin ileri sürülmesi karşısında, Yasin Kuru'nun gerçek kişi olup olmadığı araştırılarak; gerçek kişi olması halinde TCK'nın 268 inci maddesi yollamasıyla 267/1 inci maddesine uyan iftira, hayali kişi olması halinde ise aynı Kanunun 206/1 inci maddesinde öngörülen yalan beyanda bulunma suçunun oluşacağı gözetilmeden, eksik kovuşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de, sanığın, soruşturma aşamasında kendi kimliğini açıklayarak gerçeğe dönmesi nedeniyle hakkında TCK'nın 269 uncu maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Eyüp Kuru müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy