(5237 S. K. m. 50, 52, 58, 62, 106, 125) (5275 S. K. m. 106, 108) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Tehdit ve hakaret suçundan sanık C. S.'in, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62, 106/1-1. cümle, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 ve 1.500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrüre esas sabıkası olması sebebiyle sanığın cezalarının 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/7. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 24.9.2010 tarihli ve 2010/130-1274 Sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 26.06.2011 gün ve 36202 Sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.8.2011 gün ve 241825 Sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede ...5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir. Gereği görüşüldü:
Karar: 5237 Sayılı T.C.Y.'nın 50. maddesinin 5. fıkrasında, Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. 58. maddesinin 6. fıkrasında Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. 7. fıkrasında Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. 8. fıkrasında ise Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır. hükümleri yer almaktadır. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olduğu ve aynı Yasanın adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Belirtilen yasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükmolunan cezanın türü itibariyle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin tekerrür hükmü uygulamasının hukuka aykırı olduğu açıktır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen sebeplerle yerinde görüldüğünden, tehdit ve hakaret suçlarından sanık C. S. hakkında Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 24.09.2010 tarih ve 2010/130-1274 Sayılı kararın. 5271 Sayılı C.M.K.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılığın aynı yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; tehdit ve hakaret suçlarıyla ilgili mahkumiyet hükümlerinde yer alan mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısımların, anılan hükümlerden çıkarılmasına, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, 21.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy