(5237 S. K. m. 43, 62, 125) (1412 S. K. m. 326)
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 15.03.2008 tarihli olay tutanağında imzaları bulunan görevli polis memurları dinlenmeden, eksik kovuşturma sonucu hüküm kurulması,
2- Sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında tek bir fiille müştekilere hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 125/1 inci maddesiyle belirlenecek cezanın anılan Yasanın 43/2 nci maddesi uyarınca artırılması gerektiği düşünülmeden, müşteki sayısınca suç oluştuğundan bahisle üç kez ceza uygulanması,
3- TCK'nın 62 nci maddesinde öngörülen failin geçmişi, sosyal ilişkileri fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gibi hususlar değerlendirilmeden başkaca artırım ve indirime yer olmadığına biçimindeki yetersiz gerekçeyle anılan maddenin uygulanmaması,
4- Görevi yartırmamak için direnme eyleminin aynı zamanda birden fazla kolluk görevlisine karşı gerçekleştirilmesi karşısında, TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Mahsup uygulamasında ilgili yasa maddesinin yanlış gösterilmesi,
6- Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı ve sanık A. Ç.'ın temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy