(5237 S. K. m. 267, 269)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, suçsuz olduğunu bildiği katılanın ev telefonunun, terör örgütüyle bağlantılı olduğunu polise ihbar etmekten ibaret eylemi sonucunda, basit bir araştırmayla katılan hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılabilecek olması karşısında, eylemin TCK'nın 267 ve 269 uncu maddelerinde düzenlenen iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık A. A. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy