(5237 S. K. m. 43, 50, 62, 265) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler, gerekçe içeriğine göre ve kamu görevlilerine hakaret eyleminin, TCK'nın 265/1 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olmayıp, ayrı bir suç oluşturduğu gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılmayarak yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 50. maddesi gereğince suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık gibi hususlar değerlendirilerek hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine karşın, bu kez sanığın kişilik özellikleri duruşmadaki tutum ve davranışları olumsuz olarak değerlendirilip, çelişki yaratacak şekilde, CMK'nın 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- TCK'nın 62 nci maddesinde öngörülen sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sırasındaki davranışları gibi hususlar tartışılmadan şartları bulunmadığından sanığın cezasında artırım ve indirim yapmaya takdiren yer olmadığına biçimindeki soyut ve yetersiz gerekçeyle anılan maddenin uygulanmaması,
3- Sanığın direnme eylemini birden fazla kolluk görevlisine karşı gerçekleştirmesine karşın, TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık G. D. müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gözetilerek BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy