(5237 S. K. m. 43, 106, 170) (5271 S. K. m. 196)
Dava: Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamede ve gerekçeli karar başlığında suç tarihi gösterilmeyerek, C.M.K.nın 170/3-i ve 232/2-c madde ve fıkralarına aykırı davranılması,
2- Sanığın Karabük Cezaevinde başka suçtan tutuklu bulunduğunun anlaşılması, duruşmadan vareste tutulmak istememesi ve oturumlarda hazır bulundurulmamasına da karar verilmemesine karşın, 5271 Sayılı C.M.K.nın 196/5. maddesi uyarınca son celsede hazır bulundurulması gerekirken, yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Sanığın, birden fazla kişiyi değişik zamanlarda tehdit etmesi karşısında, T.C.K.nın 106/1. maddesinin 1. cümlesiyle belirlenen temel cezanın, aynı Kanun'un 43/1-2. maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, mağdur ve katılan sayısınca cezaya hükmolunması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık E. K. ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy