(5237 S. K. m. 43, 204, 257) (765 S. K. m. 80, 339, 340)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.12.2007 tarih ve 2007/648 esas sayılı iddianamesi ile hekim olan sanıklar hakkında; hastaları görmeden ve muayene etmeden kendilerine başkaları tarafından getirilen sağlık karnelerine reçete düzenleyip ilaçlar yazarak imzalayıp kaşeleyerek çeşitli eczanelerce kullanılmasına sebebiyet verdikleri iddiasıyla açılan davada eylemlerinin kanıtlanması halinde 765 sayılı TCK.'nun 340 maddesi aracılığıyla 339/1,-1. cümle ve 80, ya da daha sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun aynı suça uyan 204/2, 43. maddelerinde tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturabileceği, davaya bakma görevinin ise üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilmeden görevsizlik kararı yerine duruşma ya devamla hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan Bağ-kur vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN başka yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy