(2709 S. K. m. 40, 141) (765 S. K. m. 285) (5271 S. K. m. 34, 230, 232, 289, 291) (7201 S. K. m. 35) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CYY'nın 232/6. ve 291. maddeleri uyarınca yasa yoluna başvuru şekli ve başvuru yapılacak merciinin açıkça gösterilmemesi, gerekçeli karar tebliğlerinin Tebligat Tüzüğünün 28 ve Tebligat Yasasının 35. maddeleri hükümlerine aykırı olarak yapılması karşısında, sanıklar Y. Y. ile İ. T.'ın temyiz başvurularının öğrenme tarihlerinden itibaren süresinde yapıldığı ve kesinleştirme işleminin usulüne uygun yapılmadığı kabul edilerek dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz süresinin geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemenin sanık Y. Y.'ün temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz anılan gerekçeyle yerinde görüldüğünden, red kararının kaldırılması suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, C. Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması ve Yargıtay'ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanının açıklanması gerekirken, gerekçeden yoksun hükümler kurulması,
2- Kabule göre de; Sanıkların kovuşturma evresinde iftiralarından dönmeleri karşısında, haklarında 765 sayılı TCY'nın 285/son maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanıklar İ. T. ve Y. Y.'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, sanık Y. Y. hakkında usulüne uygun kesinleşmeyen hükmün infaza verildiği anlaşıldığından, ileride mağduriyetine neden olunmaması için tahliyesine, sanık başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal tahliyesi için Yargıtay C. Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy