(5237 S. K. m. 6, 62, 265)
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İstanbul Baro Başkanlığı'nın suçtan doğrudan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilmesi ve yararına vekalet ücretine hükmedilmesi,
2- Sanığın haciz sırasında gerçekleşen görevi yaptırmamak için direnme eyleminin TCK'nın 6/d maddesinde belirtilen yargı görevini yapan kişilerden olan avukata karşı gerçekleştirilmesi karşısında, TCK'nın 265/2 nci maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Niteliği itibariyle görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarında giderilmesi gereken maddi bir zararın bulunmadığı gözetilerek, sabıkası olmayan sanık hakkında diğer koşulların varlığının irdelenip tartışılması gerekirken, zararın karşılanmadığı biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar değerlendirilmeden sanığın cezasında başkaca artırma ve eksiltmeye yer olmadığına biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK'nın 62 nci maddesindeki takdiri indirim hükmünün uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanık M. Y. ve katılan M. E. G. vekilinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy