(5237 S. K. m. 35, 53, 117, 119)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1- Hüküm kurulurken, mahkemece iddianamedeki sevk maddeleri arasında bulunan T.C.K.nın 35. maddesinin uygulanmaması ihtimali göz önüne alınarak, daha ağır olan tamamlanmış suçtan sanığa ek savunma hakkı verilmemesi suretiyle C.M.K.nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2- Kabule göre de,
a- Sanığın eylemini hakkında mahkumiyet kararı verilen M. Ç. ile birlikte gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, T.C.K.nın 119/1-c maddesi uygulanmaması,
b- T.C.K.nın 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının seçenekli olarak uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık T. G. müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 325. maddesi gereğince temyiz isteminde bulunmayan sanık M. Ç.'e sirayet ettirilerek BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy