(5237 S. K. m. 43, 125) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 326) (5271 S. K. m. 182, 196)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Karar: Ancak;
1- Sanığın istinabe suretiyle ifadesinin alındığı İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 06.06.2008 tarihli duruşmada CMK'nın 182 nci maddesi gereğince yargılama ilkelerinden olan açıklık ilkesine uyulmaması ve CMK'nın 196/2 nci maddesi gereğince sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayıp, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi huzurunda savunma yapmak istemesi durumunda tutuklanabileceği söylenerek savunma hakkının kısıtlanması,
2- TCK'nın 125/3-a madde ve fıkrasında seçenek yaptırım öngörülmesi karşısında, temel cezanın hapis cezası olarak belirlenmesinde, takdir hakkının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının açıklanmaması,
3- Sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemlerini birden fazla kolluk görevlisine karşı gerçekleştirmiş ve hakaret suçunu alenen işlemiş olmasına karşın, TCK'nın 43/2, 125/4 maddelerinin uygulanmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık T. A.'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy