(5237 S. K. m. 58, 61, 106, 125) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalardaki anlatımlarında, olay günü itibariyle ailesinin yanında kalan gayri resmi nikahlı eşini almak için konutun önüne geldiğini, aralarında önceye dayalı husumet bulunan kayınpederi müşteki Ö. S.'la karşılaştıklarında, kendisine hakaret ettiğini, çiçek saksısını üzerine savurduğunu ve elinde bulunan bıçağı salladığını savunmuş olması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
T.C.K.nın 125/1 maddesinde düzenlenen hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının yakınmaya bağlı olması karşısında, 5271 Sayılı C.M.K.nın 253-254 maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında temel cezanın T.C.K.nın 61. ve 106/2-a maddeleri gereğince belirlenmesi gerekirken, önce aynı Kanunun 106/1. maddesiyle ceza verilip, daha sonra 106/2. fıkrayla cezanın arttırılması,
Silahla tehdit suçu sebebiyle hüküm kurulurken saptanan hapis cezasının, T.C.K.nın 43/2 maddesiyle artırılması sırasındaki hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün yerine 2 yıl 12 ay 15 gün olarak eksik belirlenmesi,
Sanığın adli sicil kaydındaki hükümlülüğü sebebiyle koşulları bulunmasına karşın, yasal olmayan gerekçeyle, T.C.K.nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
T.C.K.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Z. S.'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle, hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 Sayılı C.M.K.nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy