(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 184)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kendisine ait arsaya ruhsat almadan bina yapan sanığın eyleminden dolayı mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir kamu zararı bulunmadığı, TCK'nın 184/5 inci maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eylem nedeniyle kamunun zarar gördüğü ve bu zararın henüz giderilmediği ve esasen inşaatın tamamen yıkılması ya da ruhsata uygun hale getirilmesi halinde TCK'nın 184/5 inci maddesinin uygulaması gerektiğinden bu husus sanık lehine olduğundan biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık N. T. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy