(5237 S. K. m. 50, 62, 184)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken ve 5237 sayılı T.C.K.nın 50., 62. maddeleri uygulanırken, kişiliğiyle fiilden sonra ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu olarak kabul edilmesi, sanığa yükletilen hisseli arsası üzerine ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda giderilmesi gereken maddi bir zarar oluşmaması, T.C.K.nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaması karşısında, sanığın aynı özellikleri olumsuz görülerek atılı suçun işleniş şekli, müştekinin ve kamunun uğradığı zararın tam olarak tazmin edilmemesi, sanığın kişilik özellikleriyle duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize yeterli kanaat hasıl olmadığından biçimindeki yetersiz ve çelişkili gerekçelerle C.M.K.nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık S. A.'nın temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy