(5237 S. K. m. 50, 51, 62) (6136 S. K. m. 13) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 6136 sayılı Yasaya muhalefetten kurulan hükümde hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesinin TCK'nın 50/1-a olarak kısa ve gerekçeli kararda gösterilmemesi,
2- Silahla tehdit suçundan kurulan ilk hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulduğu, bozmadan önce sanık hakkında tayin olunan ceza ertelendiği halde, bozmadan sonraki hükümde, TCK'nın 51 inci maddesindeki şartlar oluşmadığından bahisle uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
3- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 62 nci maddesi "sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık, mahkemedeki hali, ikrarı ve olay sonrası gösterdiği nedamet" gerekçesiyle uygulanmasına rağmen, adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında "olayın oluşu, şahsi hali ve adli sicil kaydı" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK'nın 231. ve TCK'nın 51 inci maddeleri uygulanmayarak takdirde çelişkiye düşülmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık K. A. müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy