(5237 S. K. m. 7, 285)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hüküm tarihinden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın geçici 92 nci maddesi ile TCK'nın 285 inci maddesinde değişiklik yapılması ve anılan kanunun geçici 1-b madde ve fıkrası uyarınca basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen suçlar bakımından kovuşturmanın ertelenmesi kurumunun getirilmiş olması karşısında, TCK'nın 7/2 nci maddesinin Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunla sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık U. E. K.'nun temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy