(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 50, 53)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- CMK'nın 231/6-c maddesinde düzenlenen, zarar kavramının, somut belirlenebilir, maddi bir zarara ilişkin olduğu sanığın sabıkasız olması nedeniyle cezasının, bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşması nedeniyle ertelendiği gözetilmeden ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması eylemiyle kişilerin ne gibi somut bir zarara uğratıldığı açıklanmadan zararının giderilmediği ve şartları oluşmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
2- Sanık müdafiinin 18.11.2009 günlü duruşmada lehe hükümlerin uygulanması isteğinde bulunması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/4 üncü maddesi uyarınca anılan maddenin 1 inci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı O Yer C.Savcısının temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy