(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 231)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanık hakkında, 29.12.2009 tarih 2009/867-983 E. K. sayılı kararıyla verilip CMK 231/5 maddesi gereği açıklanması geri bırakılan hükmün 5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın yeniden 30.04.2010 tarihli kasıtlı suçu işlemesi nedeniyle kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince yapılan ihbar üzerine, hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerle sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık G. U.'ın temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy