MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteğinin reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, yüze karşı verilen kararda temyiz süresinin tefhim veya tebliğden başlayacağına ilişkin ibarenin yanıltıcı nitelikte bulunması nedeniyle temyiz süresinde kabul edilerek, temyizin reddi kararının kaldırılması suretiyle dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdurları tehdit etmesi nedeniyle TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın, yaş küçüklüğü indirimi uygulanan geçmiş mahkumiyetinin, tekerrür uygulamasına esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, “TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy