Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, ...Sulh Ceza Mahkemesinin 02/10/2009 tarihli ve 2009/6 esas, 2009/193 sayılı kararının, kanun yararına bozulmasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2013 gün ve 166857 sayılı tebliğnamesiyle istenilmesi üzerine, dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosyanın yapılan incelemesinde:
Sanığın, katılan ...'a gönderdiği iletilerle tehdit ve hakaret suçlarını işlediği kabul edilip, bu suçlardan da yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği halde, aynı katılana karşı genel ve tamamlayıcı nitelikte bulunan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da ayrıca cezalandırılmayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırıdır.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, ...Sulh Ceza Mahkemesinin 02/10/2009 tarihli kararıyla , adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından bu suçla sınırlı olarak temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.12.2012 tarihli kararıyla, hükmolunan cezanın miktarına göre temyiz isteminin reddine karar verildiği, kesinleşen bu kararın infazı aşamasında, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Elektronik posta yoluyla zincirleme şekilde işlenen hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin olayda, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da ceza verilmesinin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın 123. maddesinde; “Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsuru, sırf huzur ve sükununu bozma amacıyla bir kişiye karşı ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasıdır.
Failin telefon görüşmesi sırasında veya gönderdiği mesajlarda tehdit, hakaret, şantaj, cinsel taciz gibi suçları işlemesi durumunda, yalnızca bu suçlardan soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, bunların yanında genel suç niteliğinde olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılmaması gerekir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın katılan ...’ın mail adresine gönderdiği birden fazla e-posta ile tehdit ve hakaret eylemleri, yalnızca zincirleme şekilde hakaret ve tehdit suçlarını oluşturmasına karşın, ayrıca genel ve tamamlayıcı nitelikte olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık ... hakkında, ...Sulh Ceza Mahkemesince verilen 02/10/2009 tarih ve 2009/6 esas, 2009/193 sayılı kararın, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan Kanun maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan BERAATİNE,
3- Hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy