Tehdit suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 330 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/11/2006 tarihli ve 2005/573 esas, 2006/593 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulüne, adli sicil arşiv kaydının silinmesine ilişkin, aynı mahkemenin 09/05/2012 tarihli ve 2012/220 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2013 gün ve 388000 sayılı istem yazısıyla, dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre; adli sicil kaydından çıkarılarak arşiv kaydına alındığı anlaşılan, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/11/2006 tarihli ve 2005/573 esas, 2006/593 sayılı ilamı ile verilerek oluşturulan kaydıyla ilgili olarak, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6290 sayılı Kanun'la değişik geçici 2/3 maddesi gereğince, 11/04/2012 tarihinden itibaren bu tür kayıtların şartları oluştuğu takdirde Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Hükümlü ... hakkında tehdit suçundan yapılan yargılama sonucunda, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/11/2006 tarihli kararıyla adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve cezanın 09/01/2007 tarihinde infaz edildiği, hükümlünün 09/05/2012 tarihli dilekçesi ile mahkemesinden arşiv kaydının silinmesini talep etmesi üzerine, aynı mahkemenin 09/05/2012 tarihli ek kararıyla adli sicil ve arşiv kaydının silinmesine karar verildiği, kesinleşen bu karara karşı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün ihbarı üzerine, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
05/04/2012 tarihli ve 6290 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında, adli sicil arşiv kaydının silinmesine yönelik talebin, hükmü veren mahkemesince mi yoksa Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce mi değerlendirileceğine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun “Adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. maddesinde; “(1) (Değişik fıkra: 05/04/2012-6290 S.K./2.md.) Arşiv bilgileri;
a) İlgilinin ölümü üzerine,
b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;
1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,
2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,
c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle,
tamamen silinir.
(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.
(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.” hükmüne yer verilmiş,
Aynı Kanun’un 05/04/2012 tarihli ve 6290 sayılı Kanunla değiştirilen geçici 2. maddesinde ise; “(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Mülga cümle: 05/04/2012-6290 S.K./3.md.)
(2) (Değişik fıkra: 05/04/2012-6290 S.K./3.md.) Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.
(3) (Ek fıkra: 05/04/2012-6290 S.K./3.md.) İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nda değişiklik yapan, 6290 sayılı Kanun 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 11/04/2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemleri, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2/3. maddesi uyarınca, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirilecektir.
İnceleme konusu somut olayda; Hükümlü ...’ın 09/05/2012 tarihli dilekçesi ile hakkında tehdit suçundan ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/11/2006 tarihli kararı ile verilen ve infaz edilen adli para cezasına ilişkin arşiv kaydının silinmesi talebinde bulunduğu, ancak mahkemenin talebin kabulüne karar verdiği 09.05.2012 tarihi itibariyle, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun, 05/04/2012 tarih ve 6290 sayılı Kanun’la değiştirilen geçici 2/3. maddesi uyarınca, arşiv kaydının silinmesine ilişkin değerlendirmenin, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceği gözetilmeksizin, arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/05/2012 tarih ve 2012/220 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA,
2- 11/04/2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemleri, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2/3. maddesi uyarınca, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceğinden, yasal değişiklikler mahkemesince değerlendirilerek, CMK’nın 309. maddesinin 4–a bendi uyarınca gereğinin mahallinde yerine getirilmesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy