(5237 S. K. m. 44, 106, 170)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, aralarında husumet bulunan mağduru telefonda "evine gelir başına yıkarım, kurşunları hazırladım" şeklindeki sözlerle tehdit ettikten sonra av tüfeğiyle mağdurun evine doğru ateş etmekten ibaret eylemlerinin, TCK'nın 106/2-a, 43 maddelerine uyan değişik zamanlarda aynı mağdura yönelik birden fazla tehdit ve 170/1-c maddesine uyan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, ancak anılan Kanunun 44 üncü maddesi gereğince sadece en ağır cezayı gerektiren zincirleme tehdit suçundan dolayı hüküm kurulmasıyla yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ve yasal olmayan hukuki nitelendirme ile TCK'nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık E. K.'nın temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy