(5271 S. K. m. 253)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliğiyle gerçek suç tarihinin 17.03.2009 olduğu tespit edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğa yükletilen suçun uzlaşma kapsamında bulunması, 5271 Sayılı CMK'nın 253/4 maddesinde şüphelinin, reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifinin kanuni temsilcilerine yapılacağının belirtilmesi karşısında, yöntemince uzlaşma hükümleri uygulanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, şartlarının oluşmaması biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle uzlaşma işlemi yapılmaması,
2-Kabule göre de,
Suça sürüklenen çocuğun eylemini Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/510 Esas, 2010/439 Karar sayılı ilamıyla mahkumiyetine karar verilen sanıkla birlikte gerçekleştirdiğinin kabulü karşısında, her iki dosyanın birleştirilmesi, Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/510 Esas, 2010/439 Karar sayılı dosyasının karara çıkmış olması ve kesinleşmesi halinde ise, onaylı örneğinin dosya arasına alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk İ. Y. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy