(5237 S. K. m. 29, 43, 106)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, şikayetçilere hitaben söylediği kabul edilen "...size sorarım..." biçimindeki sözlerin, TCK'nın 106/1 inci maddesinin son cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun maddesinin birinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Sanığın, tek eylemle birden fazla şikayetçiyi tehdit etmesi nedeniyle TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın aşamalarda, şikayetçinin kendilerine kaba davranıp "Yürü yürü" dediği ve hakaret ettiğini savunması karşısında, olay hakkında bilgisi olduğu anlaşılan ve soruşturma aşamasında anlatımlarına başvurulan tanıklar H. A. vd. da dinlendikten sonra olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK'nın 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık A. K.'nun temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,18.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy