(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 43)
Dava: Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın suç kastının yenilendiğini göstermeyecek kadar kısa aralıklarla hakaret eyleminde, zincirleme suça dair "değişik" zamanlarda koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeden, 5237 Sayılı T.C.K.nın 43/1. maddesi uygulanarak, hakaret suçundan fazla ceza tayin edilmesi,
2- Tehdit suçundan kurulan hükümde, 5237 Sayılı T.C.K.nın 62. maddesi uygulanırken, yanlış hesaplama yapılarak neticeten 6 ay 7 gün yerine 6 ay 5 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
3- C.M.K.nın 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması için, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerektiği belirtilse de, anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı, maddi (somut) zarara dair olup, manevi nitelikteki zararı kapsamaması ve sanığın tehdit ve hakaret eylemleri sonucunda dosyaya yansımış somut bir zararın da bulunmaması karşısında "suçtan oluşan maddi ve manevi zararın giderilmediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık M. B. D.'un temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 326 /son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy