(5237 S. K. m. 53, 125) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanların soruşturma aşamasındaki beyanlarında, sanığın "insene lan, ne diyorsun lan" biçiminde sözler söylediğini belirtmeleri, sinkaflı küfürden söz etmemeleri, kovuşturma aşamasında ise sinkaflı küfrettiğini belirtmeleri, tanık Ö. Z.'in ise araç içinde olup hakaret duymadığını belirtmesi karşısında, katılanların aşamalardaki beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu yöntemince açıklanmadan yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
2- Sanığın, hakaret suçunu yolda işlemesine karşın, TCK'nın 125/4 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3 üncü fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
4- Her iki suç yönünden adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, CMK'nın 231/6 ncı maddesindeki koşullar tartışılıp değerlendirilmeden, "şartların oluşmadığı" biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık A.T.'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 s. kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2015 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy