MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, silahla tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, (Vakas oğlu) ...'nun, hükümleri yalnızca sanık sıfatıyla temyiz ettiği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın kendisine isnat edilen silahla tehdit suçunu aşamalarda ısrarla kabul etmemesi, tanık Hakan Yıldız'ın kolluk ifadesinde sanıkta kesici alet olduğuna dair bir beyanının olmaması, suçta kullanıldığı iddia edilen kesici aletin ele geçmemesi, şikayetçi...'nun, savcılıkta sanığın elinde bıçak olduğunu söyleyip, mahkemede jilet olduğunu söylemesi, şikayetçiler ... ve ...'nun kolluk beyanlarında kesici bir aletten hiç söz etmemeleri, şikayetçi ... ...'nun ise, savcılıkta kesici aletten bahsedip, mahkemedeki ifadesinde bıçaktan hiç bahsetmemesi karşısında, olayın tek görgü tanığı olan ...'ın duruşmaya davet edilerek olay hakkında ayrıntılı ifadesinin tespitinden sonra, sanık, tanık ve şikayetçi anlatımlarının yöntemince irdelenmesi, çelişkilerin giderilmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile silahla tehdit eyleminden mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Eylemin, TCK'nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçu kapsamında olduğunun kabulü halinde,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, bu suçla birlikte işlenen hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
-2-
3-Sanığın, şikayetçi (Mahmut oğlu) ...'ya yönelik mesaj göndermek suretiyle tehdit suçu açısından ise;
Sanık hakkında koşulları oluşmasına karşın, TCK'nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır,
Ancak,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık (Vakas oğlu) ...'nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 1 numaralı bozma dışında diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy