(5237 S. K. m. 125, 129) (5271 S. K. m. 223)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından isin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın eşi olan tanık Tülin'in "...eşimin kimseye bir hakareti olmadı..."şeklindeki beyanının, sanığın savunmasını doğruladığı gözetilmeden, suçun sübutuna dayanak gösterilmesi,
2- Tarafların tanıklarının, sadece eslerinin olması, sanığın eşinin sanığın savunmasını, katılanın eşinin de katılanın iddiasını doğrulaması karsısında; hüküm kurulurken hangi beyanın ne sebeple üstün tutulduğunun somut gerekçelerle açıklanarak sanığın hukuki durumunun tespiti yerine ".......katılanın basit şekilde ikaz edilmesi sonucu aracını ileride durdurarak tekrar sanığın yanına gelip onunla tartışmasının doğal olmadığı görülmüş......" şeklindeki yetersiz gerekçeyle, sanığın katılana hakaret ettiğinin kabulü suretiyle hüküm kurulması,
3- Kabule göre de; Haksız fiile tepki olarak işlendiği kabul edilen hakaret eylemi nedeniyle TCK'nın 129/1. ve CMK'nın 223/4-c maddeleri gereğince "ceza verilmesine yer olmadığı" biçiminde hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık G. K. müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi asamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy