(5237 S. K. m. 2, 7, 61, 106) (5271 S. K. m. 253)
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanıklarla katılanlar arasında araç park etme meselesinden çıkan olayda, ani gelişen tartışma ortamında sanıkların birlikte tehdit suçuna iştirak iradesi ve birlikte tehdit kastı olmaksızın katılanları tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Sanıklar hakkındaki cezaların belirlenmesinde, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen kriterlere göre alt sınırdan uzaklaştırmayı gerektiren hallerin neler olduğu sanıkların durumları ve dosya kapsamına uygun olarak yansıtılmadan aynı Kanunun 3. maddesinde düzenlenen fiilin ağırlığı ve orantılı ceza ilkelerine aykırı şekilde sanıklar hakkında yerinde olmayan gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle atılı suçlardan fazla ceza tayini,
3) Taraflar arasındaki kavganın, katılanların aracını sanıklardan A.’nin arazisi üzerine yaptırdığı garajın önüne araç geçişine engel olacak şekilde park etmesi nedeniyle çıktığının ve taraflar arasında bu konuda anlaşmazlık bulunduğunun anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak sanıklar hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4) Sanıkların eylemlerinin TCK'nın 106/1-1. cümle kapsamında tehdit suçu olarak kabulü halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... müdafii ile ...’ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, (1,2,3) numaralı bozma nedenleri hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)