(5237 S. K. m. 44, 62, 106, 170)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen mala zarar verme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık Hüseyin Bilir'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına,
2-Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)- Sanığın, eski kız arkadaşı olan ve kendisini terkeden müşteki Saliha Kaya'yı korkutmak amacıyla, Saliha'nın çalıştığı işyerinin camlarına tüfekle ateş ederek kırması eyleminin, TCK'nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve 170/1-c maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu ve aynı Kanunun 44. maddesi uyarınca sadece en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı uygulama ile TCK'nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
b)- Kabule göre de;
TCK'nın 62.maddesinin uygulanması sırasındaki hesap hatası sonucu 1 yıl 15 gün yerine, 1 yıl 15 ay hapis cezası tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık Hüseyin Bilir'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy