MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Taraflar arasında arazi anlaşmazlığından çıkan tartışmada meydana gelen olayda, müştekinin tüm aşamalarda sanığın hakaret ve tehdit ettiğini söylemesi, sanığın da savunmasında, katılana ''52 yıl oldu nerede halledeceksin anasının sinkaf ettiğimin'' diye karşılık verdiğini beyan etmesi, tarafsız tanık olduğu gerekçesiyle beyanına itibar edildiği belirtilen tanık ...'in ise soruşturma aşamasında, aralarındaki mesafenin de etkisi ile konuşulanları duymadığını söylemesine rağmen kovuşturma aşamasında, katılanın sanığa hitaben sinkaflı sözlerle hakaret ettiğini duyduğu, sanığın hiçbir şey söylemeden geri dönüp evine gittiği şeklinde, kendi içerisinde ve sanığın da anlatımıyla uyumlu olmayan çelişkili anlatımda bulunması, katılanın eşi olan tanığın ise tüm aşamalarda olayı doğrulaması karşısında, adı geçen tanığın anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışıldıktan sonra, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik iceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmsı,
2-Sanığın suçunun sabit olduğunun kabul edilmesi halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu yine sanığa isnat edilen TCK'nın 125/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygullanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
Hüküm fıkrasında, yüklenen suçların sanık tarafından işlemediğinin sabit olması sebebiyle 5271 sayılı CKM'nın 223/2-b maddesi gereğince beraat kararı verildiğinin bildirilmesine karşın, gerekçeli kararda, ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi açıklanarak beraat kararı verildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişkiye yol açılması,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy