(5237 S. K. m. 36) (5271 S. K. m. 226)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tanık İ. D.'ın aşamalardaki anlatımları arasında bulunan çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre, sanığın arabasını katılanın üzerine sürerken katılanın kaçması sonucu vuramadığının anlaşılması durumunda silahla yaralamaya teşebbüs; kendi iradesiyle vazgeçmesi durumunda ise TCK'nın 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eylem yanlış nitelendirilerek tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre,
Sanık hakkında yaralamaya teşebbüsten dava açılmasına karşın, yargılama aşamasında değişen suç vasfı nedeniyle CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, tehdit suçundan hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık E. B.'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy