MAHKEMESİ : Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
14.05.2005 olan suç tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi olan 25.02.2008 tarihleri ile deneme süresinde işlenen ikinci suçun kesinleşme tarihi olan 24.10.2013 ila inceleme tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin işlediği, CMK’nın 231/8 ve TCK’nın 67/1. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden deneme süresinde işlenen ikinci suçun kesinleşme tarihine kadar ise dava zamanaşımı süresinin durduğu, yargılamaya konu olayda dava zamanaşımı süresinin 4 yıl 7 ay 24 gün işlediği, bu durumda sanığın yaşı nedeniyle daha lehe hükümler içeren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 2. maddelerine göre 6 yıl olan dava zamanaşımı süresinin bile henüz dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine ilişkin görüş benimsenmemiştir.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Suça sürüklenen çocuğa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2)Hakaret suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 61/9. maddesinde belirtilen adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda, bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz şeklindeki düzenlemenin, suç
tarihinden sonra 19.12.2006 tarihinde 5560 sayılı Kanun’la yürürlüğe girdiği, suç tarihinde ise daha lehe düzenleme içeren 5237 sayılı TCK’nın 52/1. maddesi uyarınca temel adli para cezasının alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeden, lehe olan Kanun’un belirlenmesi sırasında yapılan karşılaştırmada hatalı değerlendirme sonucu 765 sayılı Kanun’a göre hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy