MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalardaki savunmasında, cep telefonu kullandığı için mağdurun telefonu ortak kullanmak istediğini, telefonu kendisine kullandırmazsa komutana şikayet edeceğini söylediğini ve olay günü çarşı izninden döndükleri esnada da yine şikayet edeceğini söylediği için tartıştıklarını beyan etmesi, askeri savcılıkta dinlenen tanıklardan Ramazan Kaplan'ın sanığın çarşı izninden döndüğünde yanına gelip mağdurun kendisini rahatsız ettiğini söylediğini beyan etmesi ve diğer tanıklar... ..., ...ve ...'nın da mağdurun elinde bulunan tespihi sanığın suratına doğru vurarak ''seni şikayet edeceğim'' dediğini beyan etmeleri karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy