MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mahkemenin delilleri takdir ve değerlendirmesi yerinde görüldüğünden mala zarar verme suçu yönünden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede, başkaca nedeler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık savunmasında, dedesinin ölümünden sonra miras kalan üzüm bağına katılanın bakmadığını ve harap hale getirdiğini, olay tarihinde katılan ile üzüm bağında bulunan katılana ait evde yemek yediklerini, kendisinin alkollü olduğunu, katılanın kendisine üzüm bağının üst kısmını almayacağını ve kendilerine ait olan bağın altından ve ortasından alacağını ve oralara da bakmayacağını, oraları da harap edeceğini, daha sonra da satışa çıkaracağını söylediğini, bu yüzden aralarında tartışma çıktığını, katılanın iri yapılı birisi olduğinu üzerine yürüdüğünü belirtmesi karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Kabule göre de; iddianamede "sanığın 13.04.2016 tarihinde TCK'nın 151/1. maddesi kapsamında müştekinin evine zarar verdiği gibi TCK'nın 152/1-c maddesi kapsamında bağ çubuklarına da zarar verdiği böylece mala zarar verme eyleminin zincirleme gerçekleştirdiği anlaşılmakla, hakkında TCK'nın 152/1-c, 43. maddelerinin uygulanması talep ediliği ve kabulünde bu yönde olduğu olayda; sanığın, eylemlerini aynı gün ve aynı olay bütünlüğü içinde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
3-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy