MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, olay tarihinde, müşteki...’ı telefonla arayıp önce...’ı ölümle tehdit ettikten sonra telefonu alan müşteki ...’ya da; "kızını keserim hepinizi öldüreceğim" dediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın aynı olay ve zaman bütünlüğünde her iki müştekiye söylediği tehdit sözleri nedeniyle TCK’nın 106/1-1.c. kapsamındaki tehdit suçundan bir kez ceza verilip bu cezanın aynı Kanunun 43/2-1. maddesi uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde her iki müştekiye yönelik tehdit suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
2-Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken ek savunma hakkı verilmeden iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 58. cümle uygulanmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanığın tekerrüre esasa alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu suçların TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit ve aynı Kanunun 125/1. ve 123/1 maddelerinde düzenlenen hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları olması hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1-1. c maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının ise suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, anılan hükümlere ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ...’nın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy