MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafi ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmalarının sağlanması gerekliliği karşısında; dosyada sanık ve katılana duruşma gününün tebliğ edildiğine ilişkin bir evrakın bulunmaması ve sanığa çıkartılmış herhangi bir duruşma davetiyesi olmamasına rağmen sanığın yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Avukat olan katılanın, müvekkilinin sanıktan olan alacağını tahsil amacıyla icra takibinde bulunduğunun, sanığın icra takibi sırasında taksitle ödeme taahhüdünde bulunduğunun, söz konusu taahhütlerin kısmen yerine getirilmesi üzerine katılan tarafından sanık aleyhine taahhüdü ihlal suçu nedeniyle Aliağa İcra Ceza Mahkemesinde dava açıldığının, bunu öğrenen sanığın telefonla katılanı arayarak "beni içeri attırırsan bende seni yaşatmayacağım" şeklinde tehdit içerikli sözler söylediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 265/2. maddesinde düzenlenen yargı görevini yapan kişilere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında tehdit suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
a-Kabule göre de;
Sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan sonuç cezanın adli para cezası olmasına rağmen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan TCK'nun 53. maddesi hak yoksunluğu hükümlerinin sanık hakkında uygulanmasına karar verilmesi,
b-Yargıtay bozma ilamı öncesi verilen ilk kararda, 3.000 TL adli para cezasına hükmedildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı olarak 4.500 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy