MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafii ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bozma sonrası 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhat içermeyen tebligat gönderilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın, müştekiye yönelik iddia ve kabul edilen sözlerinin bütün halinde hakaret suçunu oluşturduğu düşünülmeden, bozma öncesinde hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesine karşın; suç vasfında yanılgıya düşülerek tehdit suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
3) Kabule göre de;
a) Tehdit suçu nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut (maddi) bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hüküm açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması karşısında; 18/02/2013 tarihli oturumda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden ve 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanıp uygulanmaması açısından herhangi bir değerlendirme yapılmaması,
b) Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nın 50/1-a maddesi gösterilmeyerek, CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy